GREAT PRETENDER YORUMU — BİR TAKIM BABASAL KOMPLEKSLER

“Diğer taraftan onu derununda daha da fazla öfkelendiren şey arabacının ve diğerlerinin soytarılıkla, şaklabanca kahkahalarla hakikatte hiçbir boktan anlamadıkları halde her şeyi, sebebini ve içyüzünü biliyormuş gibi görünerek yaptıkları patavatsız şakalardı.”

James Joyce – Ulysses
Ya da serinin bir noktasında, Edamura Makoto

Neden bu serinin çııkmasıyla ilgili bu kadar heyecanlıydım ve aylarca çıkış tarihini kovaladım bilmiyorum. MAL’ın anasayfasında sadece posterini ve adını görmem yetti, konusunun ne olduğunu bilmiyordum. Ama adını beğenmiştim. Ve herhangi bir mantığa oturtamasam da, bu seriyi seveceğimi biliyordum. Israrcı olduğuma sevindim çünkü izlerken çok eğlendim, ve ikinci sezonu geçen ay tamamlayınca hafızam ve hissettiklerim tazeyken hemen üzerine birşeyler yazmak istedim. Söylememe gerek yok ama, tabi ki bol bol spoiler olacak.

This image has an empty alt attribute; its file name is spoiler-3.png

Great Pretender (buradan itibaren GP) 2020’de Stüdyo Wit’ten çıkma ve Netfliz tarafından lisanslanmış bir anime serisi. Animenin tamamlanmasını takiben manga uyarlaması da geldi. Anime 4 ana olayı kapsayan iki sezondan oluşuyor; üçü ilk sezonda ve dördüncüsü ikinci sezonda gelişiyor.

Serinin her ana olay içerisinde gerçekleşen bir döngüsü var, her birinde gruptan bir karakterin geçmişini öğreniyoruz. Bu olayların hepsi, Makoto’nun hayatına ‘temiz bir sayfa’ açmasıyla başlıyor, ve her seferinde kendini zenginden-çal-ve-onlar-ağlaşırken-sen-partile tarzı iş çeviren grubun geri kalanıyla çalışırken buluyor. Yine yeni bir işin içine çekildiğinden haberi de yok çünkü… Laurent, grubun başı, bunun herkes için en iyisi olduğunu düşünüyor çünkü Makoto o kadar iyi kalpli biri ki bütün planı ağzından kaçırabilme ya da mahvedebilme olasılığı yüksek. Ve bu bir yere kadar doğru çünkü grup Makoto’nun, yine bir işe giriştiğinden haberi olmasa bile, tahmin edilemeyecek davranışlarda bulunacağı gerçeğini kabullenmiş durumda. Makoto’nun bir plana dahil olduğundan dahi haberi yok! Tek istediği hayatını yoluna sokabilmek.

This image has an empty alt attribute; its file name is lac-1-1.png
This image has an empty alt attribute; its file name is makoto.png
Tatlılığa bakın, elinden geleni yapıyor : (

Bu ‘doğru yolda ilerleme’ fikri içine, bir avukat olan babası tarafından işlenmiş. Makoto’nun çocukluğuna dair anılarında ailesiyle geçirdiği mutlu zamanları ve babasının ilkelerini bir ağızdan tekrarladığını görüyoruz: “Her zaman yasalara uygun davran. Dünyaya katkıda bulun. Saygılı bir insan ol.” Ama aynı fikirlerden dolayı incindiğine de tanık oluyoruz, zira Makoto’nun ergenlik yıllarında, gözünde adaletin vücut bulmuş hali olan babası çocuk ticareti sebebiyle hapse giriyor. Bu süreçte annesi hastaneye yatırılıyor ve bir süre sonra da hayata veda ediyor. İnancını ve ailesini kaybeden Makoto, bu süreçte Kudou ile birlikte geçinmek üzere dolandırıcılığa başlıyor. Ve her şeye rağmen, eğleniyor gibi görünüyor.

This image has an empty alt attribute; its file name is family.png
This image has an empty alt attribute; its file name is edamura.png

Trajik denebilecek birçok geçmiş olay mevcut ama seri genel olarak ağır, dramatik ya da ağlak değil. Aksine, GP eğlenceli, havai, ve yer yer duygusallaşsa da asla çok karanlık yerlere gitmiyor. Bireysel geçmişlerden ziyade ilk sezon boyunca beni en çok etkileyen şey, Makoto’nun kurtulma çabası oldu. Kendimi sürekli Makoto’ya üzülürken buldum ve onu desteklemek istedim. Her seferinde içten bir şekilde elini bu işlerden çekmek ve yasal bir işe girmek istiyor. Yaptığını da düşünüyor, ta ki kendisini işe alan patronun Laurent ile çalışan biri olduğu ortaya çıkana kadar.

İzlerken devamlı, insan yakın olduğunu düşündüğü insanlar tarafından tekrar tekrar aldatıldıktan sonra başkasına tekrar nasıl güvenebilir sorusuyla cebelleştim. Her ana olayın sonunda biz biliyoruz ki herşey ‘planın bir parçası’ ama bunu bilmek Makoto’nun o olayları gerçekten yaşadığını değiştirmez, değil mi? Belki de içten oluşunu sevdiğim içindir, hep Makoto’nun karşılığında grubu kandırdığı ve Laurent’ın suratına güldüğü bir bölüm istedim içten içe. İkinci sezon biraz bu fikre doğru yöneliyor, hatta Makoto’dan etkileyici bir tirad da dinliyoruz. Sonda bizi bir nebze şaşırtıyor ancak yine de tüm bunlar beklediğim kadar etkileyici ya da Makoto’nun tarzı gibi gelmedi. Gerçekten, kurgusal karakterlerin sağlığı için endişelenmeme maaş bağlamalılar artık.

This image has an empty alt attribute; its file name is tenor-1.gif
Böyle şeyler yapmasını bekledim….

Sosyal medyada GP ile ilgili gördüğüm çoğu yorum olumsuzdu, özellikle de hiç şaşırtıcı bir seri olmadığı yönündeydi. Açıkça konuşmak gerekirse, neden böyle düşünüldüğünü anlıyorum. Dolandırıcılık ya da aksiyon temalı serileri eğlenceli yapan da bu sürpriz elementi. Zamanda ilerleyen bir ana hat ve oradan ayrılan ufak dalları olan dramatik yapılara ve zamanın devamlı ileriye doğru akmasına alışkınız. GP böyle bir hat yerine 4 adet, tekrar eden çembere sahip diyebilirim. Bu kompozisyon benim için sorun yaratmadı çünkü, kendi tekrarı içinde, devamlı şaşıracak yer beklemek yerine grup içi dinamiklerine ve bireysel tarihlere daha iyi odaklanabildim. Harika arka planlar ve iyi seçilmiş renk paletleri de dikkatimi dağıtmada oldukça yardımcı oldu.

This image has an empty alt attribute; its file name is cynthia.png

Bu tarz teknikleri uyguladıklarını söyleyecek kadar ileri gitmem ama ‘olay örgüsündeki tanıdıklık’ üzerine düşünürken Bertolt Brecht’i hatırladım. Kendisi, dramada Aristotelyen estetiğe kafa yoran ve tiyatronun kritik düşünce için ortam sağlayabileceğini düşünen modernist bir oyun yazarı. Bazı oyun metinlerinde, bir sonraki sahnede ya da perdede neler olacağını açıklayan (evet, bildiğiniz spoiler veriyordu) ufak paragraflar bulunuyordu. Bununla amaçladığı, izleyicilerin olay örgüsüne kendilerini fazla kaptırmak yerine ayrıntılara odaklanabilmelerini ve kritik edebilmelerine vakit tanımak idi. İzleyicide bu tarz etkileri yaratabilmek amaçlı geliştirdiği tekniklere bugün fazlasıyla aşinayız ve şaşırmıyoruz, ancak tüm bu paragrafla söylemek istediğim bazen sadece karakterlerin birbirleriyle etkileşmesini izlemek eğlenceli olabilir, ve kişisel olarak GP’nin konu karakterler arası yaratılan sinerji olduğunda, herhangi bir eksiği olduğunu düşnmüyorum.

This image has an empty alt attribute; its file name is lac-2.png

Teknik açıdan GP oldukça başarılıydı. Seslendirme sanatçıları iyi iş çıkarmıştı ve seçilen aktörler karakterlere uymuştu. Dolandırıcılık serilerinin muzip caz melodileri olmadan çekilemeyeceğinin bir yerlerde yazılı kanun olduğuna eminim, ve GP bu konuda bizi hayal kırıklığına uğratmıyor. Seri boyunca canlı kalsalar da, her bölüm için seçilen renk paletleri ve arka planlar, bölümün havasını tamamlıyordu. Sezonun en iyi açılış ve kapanışlarından örneklere sahipti. Özellikle de kapanış! Sevimli ve yaramaz kedilerle Freddie Mercury karışımı mı? Daha ne isteyebilirim.

This image has an empty alt attribute; its file name is laurent-gif.gif
Yönetmenlerin artık Junichi Suwabe’yi “Tam bir alçaksın ama çok da yakışıklısın.” tarzı rollere almamalarını rica ediyorum, zira her birine aşık olmaktan yoruldum…

Özetlemek gerekirse, Great Pretender’ı izlerken eğlendim. Okuduğum eleştirileri anlıyorum, ancak bu benim deneyimimi baltalamadı. Eğer izlediyseniz, GP ile ilgili siz ne düşündünüz? Hangi karakter favorinizdi? Eklemek istediğiniz şeyleri yorum bırakarak belirtebilirsiniz. Sizleri aldığım ekran görüntüleriyle baş başa bırakıyorum. İç mekan tasarımı olsun, yapıların dışları olsun, ya da manzara, animatörler ve tasarımcıların çıkardığı işin çok çok iyi olduğunu düşünüyorum. Hepinize iyi günler ve bir sonraki yazımda görüşmek üzere ~

CASE 1: LOS ANGELES CONNECTION

This image has an empty alt attribute; its file name is kick-gif-1.gif
This image has an empty alt attribute; its file name is lac-3.png
This image has an empty alt attribute; its file name is lac-4.png
This image has an empty alt attribute; its file name is laurent.png

CASE 2: SINGAPORE SKY

This image has an empty alt attribute; its file name is singapore-gif.gif
This image has an empty alt attribute; its file name is abbey.png
This image has an empty alt attribute; its file name is singapore-1.png
This image has an empty alt attribute; its file name is singapore-2.png
This image has an empty alt attribute; its file name is singapore-3.png

CASE 3: SNOW OF LONDON

This image has an empty alt attribute; its file name is sol-1.png
This image has an empty alt attribute; its file name is sol-2.png
This image has an empty alt attribute; its file name is sol-3.png
This image has an empty alt attribute; its file name is sol-4.png

CASE 4: WIZARD OF FAR EAST

This image has an empty alt attribute; its file name is sea-gif.gif
This image has an empty alt attribute; its file name is oz-1.png
This image has an empty alt attribute; its file name is oz-2.png
This image has an empty alt attribute; its file name is oz-3.png
This image has an empty alt attribute; its file name is oz-4.png

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s